Patrondan gelen kazık…!

Merhaba arkadaşlar…

Bugün 1 şubat ve maaşlarımızın zamlı olarak beklediğimiz dönemlerden biri ama her zaman ki gibi patronumuzun bize attığı kazığı akşam üstü bankamatikten para çekerken bir kez daha görmüş oldum..  Biz zaten sürekli bu kazığı kendisinden yiyiyoruz… Krizi bahane gösterip, iş yok deyip, şirket içine ona “YALAKALIK” yapan iki yüzlü elemanları salıp milletin kafasını karıştıyor ve zam ayında bize KAZIĞI atıyor..

Sonrada yazılı açıklamasında “Krizden dolayı ZAM yapılmamıştır ve bir başka zam döneminde bu konu üzerinden çalışma yapağını söylüyor.. Yani, o zamanda sizi kazıklayacağım diyor ama utancına söylemiyor” Ve Arkadaşlara anlayışlarından dolayı teşekkür ederim diyerek yazılı açıklamasının bir fotokopisini gösteriyor”

Aslında arkadaş değil, Enayilerime anlayış gösterdiğim için teşekkür ederim demesi daha güzel…

Sevgili patronum işe gelince kul hakkından bahsediyorsun ama sen kul hakkının en büyüünü yiyorsun… Salak yok senin karşında.. İşleri bahane edipte zam yapmıyorsun.. Unutmaki oradaki elemanlarda biraz cesaret olsa ve bir hafta işi bıraksa senin halin ne olur sen daha iyi bilirsin ve sonra süt dökmüş kediler gibi gelip kapımıza yalvarırsın… Ama işte insanlarda o cesaret yok ve işlerini kaybetmek istemedikleri için sana pay düşüyor.. Sende bunu kullanarak zam yapmıyorsun… Zaten içinde ALLAH korkusu ve kul hakkı korkusu olsaydı böyle birşey yapamazdın..

Sana söyleyecek tek sözüm…  Sana ve yalaka takımına zerre kadar hakkım geçmişse HARAM OLSUN… ALLAH Evlatlarınızdan çıkarsın

Tibet


Mutluluğum Çocukluğumda Kalmış

Ben küçükken çok mutluydum.. Kimseye ihtiyaç duymazdım.. Simit satarak paramı kazanır, kazancımlada farklı şeyler alıp onları satardım. Kâr yaptıkça mutlu olurdum.. Kazançarımıda hiç harcamazdım.. İleride başıma birşey geldiğinde elimde beni ayakta tutacak bir gelirimin olması gerekirdi.. Ufak halimle çok yorulurdum ama büyük bir azimle çalışımaya devam ederdim.

Çoçukluğumu yaşadım dersem yalan olacak.. Ben her çocuk gibi çocukluğumu yaşamadım ama aslada kendimi ezdirmedim.. Gebe kalmadım “ona” “buna” “şuna”.. Korkmadan kimseden.. Çok zorluklarla mücadele ettim ama yinede mutluydum..

Yaşım ilerledikçe hayatı daha da iyi tanımaya başladım.. İnsanlara güvenmemek konusunda çocukluklarımdan bu yana hâlâ ısrarcıyım.. Eğer bir insana güvenirseniz o kişi sizi mutlaka sırtınızdan bir yerde vuracaktır. Hayatım boyunca hem kendim hem ailem güvenerek YARDIM ettiğimiz kişilerden “KALLEŞÇE ve ŞEREFSİZÇE” karşılık görmüşüzdür.. Ve bu kalleşler yaşamımız boyunca her zaman karşımıza çıkacaktır..

İnanırmsınız, en güvendiğim insan bir başkasına sırrını anlatırken, düşmanlarından bahsediyor. O düşmanlar da benim ailem.. O sırrını verdiği kişide konuyu bana aradan bir zaman geçince anlatıyor..  

Merak ediyorum da,  o “KALLEŞ SOYU” Şöyle geçmişine bir baksa da o düşman saydığı kişiler onlar için neler yapmış.. Aileme çok kızıyorum. Bu dünyada iyiliği sadece hayvana yapacaksın. Kurban mı kestin o kurban etini hayvanlara vereceksin…

Ben boşuna demiyorum kimseye güvenmeyin diye.. Eşiniz bile olsa güven derecesi çok az olsun.. Yoksa, ağır bir hüsrana uğrarsınız..

Keşke hiç büyümeseydim. O simit satan, mendil satan çocuk olsaydım. Hiç olmazsa bir derdim olmazdı.. Mutluluğum ellerimin arasından yok olup gitmiş.. Bazen aklımdan hayatıma nokta koymayı düşünüyorum ama yapamıyorum.. Beş para etmez, cahil, görgüsüz, kafasız, bilgisiz, hödük kişiler için bu cana kıyamam..  Hayat bu kimi ne yapacağı hiç belli olmaz.. Ama kimsede şunu unutmasın, bana bugün bunu durumu yaşatanlar ve yaşatan birgün kapımı çalıpta yardım istediğinde, bir tekmede benden yiyeceklerini akıllarında bulundursunlar… Benim kapım sözünün eri, kimseye minnet etmeyen, borcuna sadık olana, ve kendi çıkarları uğruna hırsızları destekleyenlere her zaman kapalı olacaktır..

Yorumlarınızda sakın bana geçmişteki sözlerden olan ”Bana bir taş atana ben kucak açarım”  örneği vermeyin.. Ben bana karşı kalleşlik yapana hayatı zehir ederim… Heleki bana taş atarsa o taşı ona günün yemeği olarak yediririm..

Oh ne ala adam bize taş atacak biz ona kucak açacağız.. Bu sadece saçmalık olur…  Madem siz o sözü söylüyorsanız alın işte size bir sözde benden olsun..  Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Çünkü haksızlıkla beraber şerefinizi de kaybedersiniz. Sanırım bu söz size birşeyleri hatırlatmış olacaktır..

 

Saygılarımla

Tibet


Teknolojiweb.Net Sitem İçin Sponsor Arıyorum

Merhaba Arkadaşlar..

Kendime ait olan sitelerimden www.teknolojiweb.net siteme sponsor arıyorum.. Diğer host şirketleriyle cpu aşımı sorunu yaşadığım siteme sponsor olacak host şirketler arıyorum..

Site adı: www.teknolojiweb.net
Alexa Değeri: 132 K
Günlük Tekik: En az: 15 bin
Site yaşı: 2

ilgilenen arkadaşlar: teknolojiblog@gmail.com adresine e-posta atabilirler..

Tibet


R10 Üyeleri ile Halı Saha Maçı

Merhaba Arkadaşlar..
Bugün saat: 19:00 20:00 arası zamanı geçirdiğim forumdaki arkadaşlar la halı saha maçımız var.. Maçın çok güzel geçeceği kesin. Çünkü, dışarısı hem soğuk hem yağmurlu.. Çok güzel ıslanıp, çok güzelde donacağız..
Bu maçta yağmurdan en çok nasibini alan kişi ben olacağım. Maç boyunca kaleyi koruyacak kişi benim.. Kaç gol yiyeceğimi bilmiyorum ama kalede kendime güvenim sonsuzdur…

Keşke sizlerinde maçı izleme imkanı olsaydı ama gelemeyeceğinizi çok iyi biliyorum.. Zaten bu havada maça giden kişi deli derler. Ama maç yapanlara ne derler bilemiyorum…

Maç sonucunu maç saat’inden sonra sizlere aktaracağım
Tibet


Başlıksız Yazılarımdan…!

“Başlık yazmıyorum, yazarsam hiç iyi olmaz.. Siz zaten başlığı yazımı okuduktan sonra anlayacaksınız…”

Merhaba Arkadaşlar..
Yuzsuzyurek dışında www.teknolojiweb.net sitesininde sahipliğini yapıyorum..

Teknoloji sitemde “mobil telefonlar” üzerine kategorim vardır ve bu telefonları kullanan kişilerde telefon hakkında düşüncelerini yorum yazarlar.. Ama yorum dışında saçmalayanlarda olur.. Telefonunda sorun olanlar, telefonu bozulanlar gelip bize yorum yaparlar.. Hatta bazıları servis alamazsa mahkemeye vereceklerini söylerler…

Şimdi şu arkadaşlara bir açıklamada bulunayım.. Teknolojiweb.Net Sitesi sadece teknoloji haberleri yapan bir sitedir. Reklam Yayını dışında herhangi bir ürün satışı YAP-MA-MAK-TA-DIR Heceliyorum ki; ANLAYASINIZ…!

Gelelim şimdi maddelere.. (Anlama problemi yaşayanlara)
Madde 1: Burası istanbul başka bir istanbul yok. Siz nerede yaşıyorsunuz ?
Madde 2: Telefonunuzu satın aldığınız firma ile web sitemizin herhangi bir ilişkisi olmadığı halde siz bu ilişkiyi nereden buldunuz.
Madde 3: Telefonunuzdaki sorunu teknik servis ve müşteri hizmetlerinizle görüşüp sizin halletmeniz gerekirken, ben mi sizin telefonunuzun takibini yapacağım.. Onca işimi bırkacağım tanımadığım bir ziyaretçinin telefon takibini yapacağım.. Oh ne ala, ne güzelde hazıra konuyorsunuz.
Madde 4: Onca kaliteli telefon markaları varken gidipte tanımadığınız ürünleri araştırma yapmadan alırsanız sonuçlarınıda katlanmanız gerekir. Gülü seven dikenine katlanacak.
Madde 5: Madem yasal bir işlem yaptıracaksınız, konuyla ilgisi olmayan teknoloji haberleri yapan siteden şu telefonu aldım demeyin.. Yoksa o telefona verdiğiniz ücretin 50 katını tazminat olarak ödersiniz..

Saygılarımla
Tibet


Kulakları kapanmış, gözleri perdelenmiş zavallı arkadaşlarım..

Artık ne söylesem bilemiyorum.. Ve her zaman dediğimde çıkmıştır.. Kimin hakkında ne söylediysem çıktı ve çıkmaya devam ediyor..

Birlerine derdim ki, bak bunlar yalancı, doğru değil ama o birlerinin kulakları beni hiç duymuyordu… Ve araştırma yapmam gerekiyor diyor du? Neyin araştırmasını yapacak anlamıyorum..

Sen yap araştırmalarını arkadaşım. Gerçekleri yakında gördüğünüzde beni unutun..

Tibet


Güzel konulara yer vermek

Merhaba arkadaşlar..
Dün e-postalarımını okuduğum da bazı arkadaşların neden eskisi gibi güzel yazılar yazmıyorsunuz diye sorularıyla karşılaştım..

Yazmıyorum değil aslında “YAZMAYA KORKUYORUM”

Neden derseniz size cevaplayayım;
Emeklerimi çalıpta başka sitelerde ve kendi sitelerinde yayınlayan bir kaç karaktersiz yüzünden.. Ben alıntı yapılmasına musade etmediğim halde yazılarımı alıyorlar.. Hatta bazılarıda yazılarımı alıp kendi yazmış gibi gösterip o yazıya şöyle gelen yorumlara (“Çok güzel yazmışsınız”) Teşekkür ediyorlar.. Ulan hırsız, karaktersiz, utanmaz, senmi yazdında onu teşekkür ediyorsun.. Sadece acıyorum.. Başka söyleyeceğim birşey yok..

Şimdi neden yazmadığımı anladınız mı arkadaşlar.. Ama merak etmeyin kısa bir süre sonra eski yazılarım tarzında yazmaya başlayacağım. Bu sefer yazılar lisans altında olacak.. O zamanda aslınlarda görelim.. Bundan sonra hiç uyarmayacağım. Herhangi bir sitede yazımı görürsem yasal hakkımı kullanacağım. Bu yazıyı ister site sahibi eklesin, istersen site üyesi hiç farketmiyor.. Konuyu hemen avukat dostlarıma bildireceğim..

Saygılarımla
Tibet


Emin Çölaşan Sözcü’de

Merhaba arkadaşlar..

Gazteci yazar Emin Çölaşan’ı hurriyet gazetesinden bu yana tüm yazılarını okurum. Hatta tüm kitaplarını bile almışımdır.. Hurriyet gazetesinden ayrıldıktan bir süre sonra kendisinin eski ve bazende yeni yazılarını sözcü gazetesinde okuyordum.. Zaten sözcü gazetesini sırf cesaretinden ve emin çölaşandan dolayı okuyordum..
Bugün sözcü gazetesi okuru olarak ilk sayfada beni mutlu edecek bir haberle karşılaştım. “Emin ÇÖLAŞAN” artık sözcüde diye… Birkaç gün önce bunun fısıldamaları oluyordu ama inanmıyordum. Meğerse herşey gerçekmiş.. Kendisi tebrik etmek için hemen mail gönderdim.. Yeni yazılarını okumayı çok özlemiştim..

Hoşgeldin Emin Ağabey.. Kalbimiz bundan sonra senin yazılarınla atacak..

Saygılarımla
Tibet


Gitarımla Hayata Devam…

Merhaba arkadaşlar..

Müzik aletlerinde gitara büyük bir ilgim vardır ve uzun süredirde gitar üzerinde kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Belli bir zaman içinde tekniğini baya kavradım ama kendi kendime öğrendiğim için nota bilgisine sahip değilim.. Başarılı olabilmek için de nota öğrenmem gerekir.. Nota öğrenmek için de yazın ismek’e kayıt oldum. Doğru yeri seçtim mi bilmiyorum ama hocamızın davranış ve mütevazi yaklaşımı derslerin güzel ve sıcak bir ortamda geçeceğini gösteriyor.. Umarım bu güzel ortamı bozacak pürüzler çıkmaz..

Yalnız derslerin belli bir süre beni sıkacağı görünüyor. Çünkü, uzun süre gitarla uğraşıp sıfırdan başlamak zor oluyor.. Her ne kadarda çalmasını bilsem bu işi tekniğiyle yapmak daha güzeldir.

Zaten Kursta öğrendiklerimi burada sizlerle paylaşmayı düşünüyorum..

Saygılarımla
Tibet


Al İşte Yine Forumdan Uzaklaştırıldım

Millet rahat durmayınca bende rahat durmuyorum ve olan oluyor.. Ekmek teknemizden bizi suya atıyorlar ve bir süre suda kaldıktan sonra tekrar tekneye alıyorlar… Birkaç tane amele yüzünden şu zıtlanma yarışı nedir anlamadım… Oysa rahat dursak ne güzel geçineceğiz ama olmuyor işte rahatlık bir tarafımıza batıyor..

Söylenecek birşey yok bir hafta suyun içinde bekleyeceğiz.. Sebeb: Rep To Rep… Başlıyacam rep to repinede petinede…